Evin avlusunda yer alan bu yüz yıllık fırında köylüler haftanın iki günü ekmek pişiriyorlar.
G: Nadir Bey, bugün Taylıeli köyünde bulunan eski kerpiç evinizde fotoğraf çekimleri yaptık. Ortaya çok ilginç kareler çıktı. Eviniz kullanılmadığı için bakımsız durumda. Bir gün elbirliğiyle orayı derleyip toplayalım, film seti gibi bir hale getirelim ve tekrar çekim yapalım, ortaya şaheser çıksın.. Ne dersiniz?
N: Bence olduğu gibi kalsın..
G: Eviniz kaç yaşında şimdi?
N: Taylı Baba, Selçukluların uç beyi ve 14.-15. asırda yaşamış. Köy ise 17. asrın sonunda kurulmuş. Bu ev de ilk haliyle 1875 yılında yapıldı ve zaman içinde bazı ilavelerle bu hali aldı.
G: Yaz-kış sürekli oturdunuz mu orada?
N: Evet, arasıra uzun süreli de oturduk.
G: Nadir Bey, kendinizi nasıl tarif edersiniz?
N: Sıradan bir varlık..
G: Hayatınızın değişik dönemlerinde kendinize örnek aldığınız insanlar oldu mu? Kimdi onlar?
N: Dünyayı sevmeyen, bu aleme niçin geldiğini bilen sufi alimleri örnek aldım..
G: Vakit geçirmekten en çok hoşlandığınız meşgaleler neler?
N: Tabiatın içinde olmayı seviyorum. Dalmayı ve antik yerleri gezmeyi seviyorum.
G: Mevsimlerden ve günün saatlerinden en sevdiğiniz hangisi? Yoksa günün her saatini ve bütün mevsimleri koşulsuz sever misiniz?
N: Her mevsim ve günün her saati güzeldir.
G: Müzikle aranız nasıl? Çaldığınız müzik aleti var mı?
N: Her tür müziği severim, ama bir enstrüman çalmıyorum.
G: Sizin için ideal hayat tarzı nasıl? Şimdiki hayatınızdan memnun musunuz?
Değişmesini istediğiniz bir yanı var mı?
N: Ruhlar aleminden süfli bir alem olan dünyadayız. Güzel olan madde değil, ruh güzelliğidir.
G: İki hakkınız olsa, Alaattin'in sihirli lambasından ne dilemek isterdiniz?
N: 1. Zeka ve bilginin yükselmesi,
2. Yeryüzünde maddenin (dinarın-akçenin) kalkması.
G: Son bir soru: Hayatta bütün bildiklerinize ek olarak öğrenmek istediğiniz birşey var mı? Bir sanat ya da meslek dalı, ya da başka herhangi birşey?
N: Ezoterik ve parapsikoloji ilmi.
Nadir Köken, Burhaniye ve Ayvalık'ta yaşayan bir sevgi ve gönül insanı. Bana yazıp verdiği metinlerden birini eklemek istiyorum:
Yaratırken ulu mimar ademi, dünyadaki sınırları çizmedi
Renk verdi, dil verdi, inanç verdi
Taraf tutup ezmedi
Yaratırken ulu mimar ademi, tespih gibi kalıba dizmedi
Akıl verdi, his verdi, güç verdi
Hepiniz insansınız, kardeşçe yaşarsınız, dünya sizin dedi
Boş buldu meydanı adem, para dedi, koltuk dedi, mal dedi
Yetmedi fesat dedi, haset dedi, hırs dedi
Bitmedi sağ dedi, sol dedi, öldür dedi
Cehenneme çevirip dünya denen cenneti
İnsanca yaşamanın güzelliğini sezemedi.
Hz. Mevlana
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder