15 Aralık 2010 Çarşamba

G: Kumru, senin için harika bir gün nasıl başlasın? Ve nasıl bitsin?

K: harika bir gün güneşli ve güzel bir kahvaltıyla başlasın - gün içinde başardığım işlerin tatminiyle ve uyumadan önce kitap okuyarak bitsin.

G: Okul hayatını sevdin mi? En sevdiğin dersler hangileriydi?

K: hmm..zor soru :) okul hayatının hiçbir anında genellike mutlu değildim. şimdi bakınca aslında o zaman kendi kendime büyük sorumluluklar yarattığımı ve aslında ne kadar da az sorumluluklardan oluşan bir hayatım olduğunu farkındayım. en sevdiğim ders biyolojiydi. genetik mühendisi, jeolog ya da biyolog olabileceğimi düşünmüştüm.

G: Hangi el sanatlarına /becerilerine hakimsin? Başka ne öğrenmek isterdin?

K: genellikle ellerim pek çok işe yatkındır, yeni öğrendiğim alanda ustalaşmakta zorlanmam. bunun dışında da başka yeteneğim yok zaten. elle yapılabilecek akla ne gelirse denemekten zevk alırım. 

G: Şu sıralarda yapmayı en sevdiğin 3 şey ne?

K: kitap okumak - uzun bir aradan sonra tekrar kitap okumaya başladım ve son derece mutluyum.
etsy online satış sitesinde aktif olmak - kendi ürünlerimi satmak gibi bir ümidim var.
evde müzikle birlikte illustrasyonlar, el işleri yapmak - evin sıcak olması artı puan.


G: Giyim tarzını ve hayalindeki bir kıyafeti tarif edebilir misin?

K: genellikle paspal giyindiğim söylenebilir. hala ortaokuldan kalan giysilerim var ve giyime önem vermediğimden çoğunlukla eleştirilirim. tarz olarak spor diye nitelenebilir belki giyim şeklim. abiye ortamlarda dahi nispeten spor ama şık giysiler giyerim. rahatsız olan hiçbir kesimden hoşlanmam - örneğin hareket kabiliyetini sınırlayacak derecede bele tam sıkı oturan veya dikim itibariyle şekli bozulmasın diye hareket kısıtlayan giysiler. onun yerine bedenimi saran ama esnek bir giysiyi tercih ederdim.
giyimden pek anlamadığım için hayalimi süsleyen bir kıyafet yok ama belki şifondan yapılmış bol kumaşlı bir elbisem olsun isterdim.


G: Evde Adem'le senden başka kim yaşıyor, ismi ne?

K: evimizde sevgilim Adem ve kedimiz Muskat ile yaşıyoruz. Elbette bir sürü isimsiz bitki de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor.

G: Hiç fulltime çalıştın mı? Dokuzdan beşe nasıl bir işte çalışmak isterdin?

K: Full time çalıştım ve her girdiğim full time iş, eziyet merkezinden başka birşey değildi. dokuzdan beşe diye bir kavram yoktu - olsaydı böyle bir işte seve seve çalışabilirdim - 8 olmadan işte olup o gün kaça kadar çalışılması gerekiyorsa çalışılırdı, bu bazen akşam 8, bazen gece 11'e kadar, bazen de ertesi gune kesintisiz devam etmek anlamına gelirdi. Üniveristede araştırma görevlisi olmak bir istisna idi, çünkü devlet dairesi olduğu için sabah 9 akşam 6-7 gibi işten çıkılabiliyordu. Maalesef ilk işim olduğu için hemen özel sektöre geçiş yaptım. Şimdiki aklım olsaydı İstanbul'da bir üniversiteye geçmeyi deneyebilirdim. Şimdi ise dokuzdan beşe kollektif bir atölye ortamında çalışmak hoş olurdu diye düşünüyorum.

G: Sence dünyada yaşanacak en ideal yer neresi?

K: Bu da ayrı bir zor soru. İnsan nerede olursa olsun belki başka yerlerin özlemini çeker diye düşünüyorum. Bir zamanlar Tahiti adası diye cevap verebilirdim bu soruya ama eminim oradaki insanların da gitmek istedikleri başka yerler vardır. Eğer mümkün olsaydı 4 mevsim t-shirt ile üşümeyeceğim bir İstanbul derdim.



Kumru Acaroğlu, illustratör ve tasarımcı, İstanbul'da yaşıyor. Çalışmalarına buradan ulaşılabilir:

http://www.behance.net/kumruacaroglu
http://www.etsy.com/shop/kumrusshop
http://kumruacaroglu.blogspot.com/
http://kumrucrafts.blogspot.com/
http://twitter.com/kumruacaroglu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder